12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü

“12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü” kapsamında Fakültemiz konferans salonunda 12.03.2018/10:30’da etkinlik düzenlendi. Düzenlenen Etkinliğe Fakültemiz Öğretim elemanları ile öğrencilerimizden yoğun katılım oldu. Anma Programına Misafir Konuşmacı olarak Öğretim Görevlisi Vedat BALKAN katıldı.

Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından Fakültemiz İntörn öğrencisi Ali Cihat TOYDEMİR “Ordunun Duası” adlı Mehmet Akif ERSOY şiirini seslendirdi.

Ardından Fakülte Dekanı Prof.Dr. Erkan KARADAŞ Konuşmasına tüm katılımcıları “en içten selam ve saygılarımla selamlıyıp” konuşmalarına devam etti:

 

“Buradan; ülkemizin istiklaline ve istikbaline kastetmeye çalışan yedi düvele karşı; Ülkemizin Güney sınırında- AFRİN’ de, gücünü tarihinden ve ecdadından alarak ve “Hedef Kızılelma” diyerek destanlar yazan, tarih yazan, bu Aziz, Asil ve Necip Türk Milletinin kahraman evlatlarına, Mehmetçiğimize, askerlerimize, jandarma özel harekâtımıza, polis özel harekâtımıza ve tüm güvenlik güçlerimize selamlarımızı, şükranlarımızı, Fetih Sure ve dualarımızı gönderiyoruz. Kahramanlarımızı, ALLAH’ a emanet ediyoruz.

 

ALLAH, onları her türlü şerden, beladan, kazadan,  muhafaza eylesin. Ayaklarına çakıl taşı dahi dokundurmasın; onları muzaffer ve muvaffak eylesin. Bütün şehitlerimize ALLAH rahmet eylesin, mekanları cennet, makamları âli olsun. Gazilerimize acil şifalar versin.

……

Milletimizin vatan tutkusunu, bağımsız yaşama kararlılığını ve mukaddesatına verdiği önemi abideleştiren İstiklal Marşımız; Anadolu’da birçok şehrin işgal altında olduğu bir dönemde, Milletimizin, esareti reddederek verdiği kahramanlıklar ile dolu bağımsızlık mücadelesini sürdürmesine moral ve cesaret kaynağı olmuştur.

 

Milletimizin duygularına tercüman olan bu destansı eser; vatan, millet, istiklal ve din sevgisiyle yoğurulmuş Aziz Milletimizin, bu kutsal değerlerine göz dikenlere karşı gösterdiği büyük kahramanlıkların, eşsiz dizelerle tezahürüdür.

 

İşte bu sebeple, Ülkemizde ve tüm dünyada, güçlü ve bağımsız bir ülkenin evlatları olarak coşkuyla okuduğumuz İstiklal Marşımız; ezelden beri hür yaşamış ve ilelebet hür yaşayacak olan Yüce Milletimizin İstiklal Mücadelesinin simgesi ve bağımsızlığımızın sembolü olmuştur.

……

Dostları, Mehmet Akif’in İstiklal Marşı’nı yazarken derin tefekküre daldığını, saatlerce düşünüp yazdığını anlatmışlardır. İstiklal Marşını yazarken adeta dünya ile ilişkisini kesen Akif’in bu halinin, kendisi gibi Taceddin Dergahı’nda ikamet eden Konya Milletvekili Hafız Bekir Efendi şöyle anlatır: ‘Üstad bir gece birden uyanır. Kağıt arar; bulamayınca kalemi ile yattığı yer yatağının yanındaki duvara marşın ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım…’ mısrası ile başlayan kıtasını yazar. Ben sabah namazına kalktığımda üstadın çakısı ile duvardaki yazısını kazıdığını gördüm’.

Mehmet Akif Ersoy’ da mücadeleye fikri açıdan büyük destek vermiş, yazmış olduğu İstiklal Marşı ile Türk Milletinin yüreğinde kopan fırtınaları dile getirmiş, cesaretin,  azmin ve imanın bağımsızlık yolundaki büyük etkisine dikkati çekmiştir.

İstiklal Marşının özünde yatan bağımsızlık vurgusu,  kahraman ecdadımızın kanları ile sulanmış olan bu aziz ve kutsal topraklarımızda nesiller boyu, sonsuza kadar  yaşayacaktır.

 

İstiklâl Marşında en çok ortaya konan değerler istiklâl fikrine bağlılık, Hakka inanma, hürriyet ve imandır. Bayrak, bağımsızlığın sembolüdür. O, her evin ocağında alev alev parlayan bir ateş gibidir. Evlerde tüten ocakla al sancak arasında ilişki kurulmuştur.

 

Geçmişte olduğu gibi, şimdi ve gelecekte de, Bu ülkenin toprağına, istiklaline ve  istikbaline kastedenler; bu Aziz, Asil  ve Necip Türk Milletinin; birliği, beraberliği, kardeşliği, dayanışması ve bağımsızlık aşkı ile; her zaman hak ettikleri cezayı almışlardır ve alacaklardır. Şanlı Tarihimiz bunun örnekleri ile doludur.

 

Milli Mücadelede Türk milletinin duyduğu heyecan, taşıdığı ümit ve imanı İstiklâl Marşından daha güzel dile getiren başka bir şiir yoktur.

 

Şiirde; millî ve ulvî değerlerle dinî inançlar dengeli bir şekilde kıtalara yerleştirilmiştir. Bayrak, hilâl, yıldız, hak, hürriyet, istiklâl, yurt, millet, ırk, vatan, kahramanlık gibi millî kavramlarla; iman, şehadet, helâl, cennet, Huda, ezan, mabet, vecd gibi dinî unsurlar birbirleriyle uyum halinde çok zengin bir belâgatle kullanılmıştır.

 

İstiklâl Marşında al sancak ile milletin yıldızı, hilâl ile bayrak, Türk milleti ile kükremiş sel, İman dolu göğüs ile serhad, medeniyet ile tek dişi kalmış canavar, vatan ile cennet, ezanlar ile dinin temeli, na’ş ile ruh-ı mücerred, hilâl ile şafak arasında ilişki kurulmuştur.

 

Kahramanlık Türk milletinin en büyük hasletlerinden biridir; Türkü, asırlardan beri yaşatan bu duygudur. Türk milletinin hayat felsefesinin temelini teşkil eden ve Orhun Yazıtları’nda da geçen milliyet, istiklâl ve hürriyet gibi kavramlar İstiklâl Marşının de temel kavramlarıdır. İstiklâl Marşı’nda dile gelmiş olan millî ve mukaddes değerler, Türk millî varlığının temel unsurlarıdır.

 

İstiklal Marşı, Milli Mücadelenin bütün heybetini ve canlılığını başarıyla yansıtır. Onun bu başarısındaki en önemli unsur Mehmet Akif’in şahsiyeti ve Milli Mücadele yıllarındaki konumudur. Mehmet Akif o karanlık günlerimizde Milli Mücadelenin başarılı olması için Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde çalışmalar yapmış; kalemiyle ve ilmiyle ümitsizliğe düşen insanımıza istiklal aşkını ve kazanma enerjisini aşılamaya çalışmıştır.

Milli birlik ve beraberliğimizle aşılmaz denilen engeller aşılmıştır. Çünkü;
“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez”

 

Hayatı boyunca, bütün güzellikleri ve faydalı işleri kendisi için değil, vatanı, ülkesi ve milleti için isteyen, asil duruşundan, inançlarından, ideallerinden hiçbir zaman vazgeçmemiş, vatan hizmetine koştuğu dönemler dışında ailesini ihmal etmemiş, iyi bir baba ve hayırlı bir eş olmaya çalışmıştır.

Mehmet Âkif, sözü ve eylemi birbiri ile tam uyum sağlayan örnek insanlardan biridir. Mehmet Âkif, idealindeki gençliği “Âsım’ın Nesli” olarak niteler.

 

Âsım, Mehmet Âkif”in ana hatlarını ayrıntılı biçimde çizdiği ideal bir gençlik simgesidir. Asım, vatanını, milletini, değerlerini ve tarihini seven, haksızlığa tahammülü olmayan, haykıran bir gençtir. Bütün özelliklerini Türk-İslam sentezinden almış olan Asım, kendi çıkarları için değil, ülkesi, milleti, toplumun yararı için çalışır.

 

Unutmayınız ki, hepimizin omuzlarında geleceğin sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu taşımak öyle kolay değildir. Çalışmak ister, fedakârlık ister. Bizden sonra gelecek nesillere güçlü ve müreffeh bir Türkiye bırakmak, geçmişin mirasını geleceğe emanet olarak taşımak için  hep birlikte büyük bir inanç ve kararlılıkla,  milli birlik ve beraberlik içerisinde, birbirine kenetlenerek, her birimiz görevimizi çok iyi yapmak ve çok çalışmak zorundayız.

 

Hepinizi bu duygu ve düşünceler içinde  tekrar saygılarımla selamlıyorum.” Diyerek konuşmasını tamamladı.

 

Son olarak Öğretim Görevlisi Vedat BALKAN İstiklal Marşımızın kabülü, Mehmet Akif ERSOY’un hayatını anlatarak, İstiklal Marşımızın mısralarının ve içerisinde kullanılan kelimeler ile birlikte Marşımızın bütününün anlamını aktardı.